Rehberiniz-Altın kelepçeleri kırın…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Altın kelepçeleri kırın…” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Altın kelepçeleri kırın…

Kaynak: Milliyet /Özgür Gözler

Artık en tepedesiniz. İktidar çekişmeleri bitti, başarılarınız kanıtlandı, iş hayatınızda konforlu ve emniyetli bir dönem yaşıyorsunuz. Ama önünüzde ilerlenecek bir yer de kalmadı. Aynı şeyleri yapmaktan sıkılmaya başladınız. İşte bu noktada altın kelepçelere yakalandınız.

3D Psikolojik Danışmanlık Merkezi”nin ortağı Psikolog Dr. Berna Paker, ”altın kelepçeler sendromu”nu; kişinin artık ilerleme imkânı olmadığını düşünerek kendisini o yerde kalmak zorunda hissetmesi olarak tanımlıyor. Paker, “Bu pozisyon bir zamanlar hayal ettiği bir yer olabilir ama artık ilerleme şansı görmüyor. Çünkü artık en üst noktada bulunuyor” diyor.

Zirve endişesi

Bu sendromun hangi şiddette hissedildiğini, kişilik özellikleri, içinde bulunan durumun niteliği, şirketin özellikleri, yöneticinin yaşı, kişinin iş – özel yaşam dengesi gibi faktörler belirliyor. Paker”e göre, bu noktaya gelene kadar yöneticiler dört farklı aşamadan geçiyor. En tepeye çıkıldığında hissedilen ilk his ”Burada ne kadar kalıcıyım” endişesi.

Bu noktada kişinin tatmin düzeyi de, o pozisyonda kendini emniyette hissetme derecesi de düşük. Sonra tatmin düzeyi yükselirken, kendini emniyette hissetme düzeyinin düştüğü ikinci aşamaya geçiliyor. Üçüncü aşamada ise yöneticiler bulunduğu pozisyona alışmaya, başardıkça işini sevmeye başlıyor. Burada iş tatmini de, kendini emniyette hissetme düzeyi de yüksek. Bu çok konforlu bir dünya. Ancak riski sevenler için bu durum mücadele içermez.

İki üç yıl sonra yani dördüncü aşamada emniyet düzeyi artsa da iş tatmini azalabiliyor. Yöneticiler aynı şeyleri yapmaktan, monotonluktan sıkılmaya başlayabiliyor. İşte bu noktada altın kelepçeler sendromu yaşanabiliyor.

Paker, altın kelepçelerden kurtulmak için yöneticilerin seçim yapmaları gerektiğini söylüyor: “Ya emniyeti seçip daha az tatmine kanaat edip o işte kalacak ya da riske girip daha yüksek iş tatmini için başka bir işe girecektir. İş değiştirmek istemeyenler ise işlerini renklendirmeli, yapmaktan sıkıldıkları bazı işleri delege ederek, yeni sorumluluklar üstlenmeli, özel hayatlarına renklilik getirerek, ailelerine, hobilerine, ilgi duydukları aktivitelere daha fazla zaman ayırmalı.”

Tepedeki yöneticiler yalnız kalıyor

Üst düzey yöneticilerin özellikle 40”lı yaşlardan itibaren kendilerini, amaçlarını, başarılarını sorguladıkları orta yaş geçiş dönemi yaşadıklarını söyleyen Paker”e göre yaşanan sorunların temelindeki nedenler:

Rol çelişkileri: Kendi değerleri, prensipleriyle çakışan bazı kararlar vermesi gerekebilir.

Güven: Astlarıyla kaos yaratmamak ve gizlilik nedeniyle; üstleriyle de performansını sorgulattırmamak için her şeyi paylaşamayabilir.

Endişe: Geldikleri yerde kalma endişesi taşıyorlar. Çünkü o statüyü korumak, o medivenleri çıkmaktan daha zor.

Yalnız çalışma: Artık takım çalışması yerine yalnız çalışıyorlar.

Sosyal desteğin azalması: Bilgisi, tecrübesi, yaşı dolayısıyla artık duygusal destek alma değil, verme zamanındalar.

Sosyal ilişki azlığı: Zaman azlığı ve yaşı, tecrübesi dolayısıyla sosyal ilikilere girebileceği kişiler az olur. Kendi seviyesindeki kişiler rakipleri olabilir.

Kayıplar: Yöneticiler yükseldikçe özgürlük, insanlarla yakınlık, derin paylaşım gibi bazı şeyleri kaybedebiliyor.

Sorumluluk: Üzerinde hem şirketin hem tüm çalışanların sorumluluğunu taşıyorlar.

Karar verme: Çoğu zaman yalnız karar verme durumundalar.

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>