Rehberiniz-Alçakgönüllü liderler geliyor

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Alçakgönüllü liderler geliyor” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Alçakgönüllü liderler geliyor

Bu yılın Ocak ayından beri Aras Cargo’nun yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan Evrim Aras’ın yıllar önce şirkete girdiğinde üstlendiği ilk sorumluluk Hasanpaşa şubesinde kuryeleri yönetip rotalarını çizmekmiş. Bu zaman zarfında firmanın birçok departmanında tecrübe kazanarak organizasyonun yapısını iyice tanıma fırsatı bulmuş. Bir süredir yürüttüğü genel müdürlük görevi sırasında babası Celal Aras’ı kaybetmesi üzerine şirketin yönetim kurulu başkanlığını üstlendi. Göreve geldikten sonra tüm çalışanların güvenini kazanmak amacıyla ilk iş olarak Türkiye’deki bütün şubeleri bizzat dolaşıp kendini onlara tanıtmış. “İşTcell’le Kazananlar” dizimizde bu hafta çok genç yaşta 10 bin kişilik bir holdingi yönetmenin sorumluluğunu üstlenmiş bir lider, Aras Cargo’nun yönetim kurulu başkanı Evrim Aras konuk ettik. Kişisel gelişimini işinin bir parçası olarak planladığını anlatan Aras, “İş kitapları liderlere, davranışları ve yaşam stilleriyle çalışanlarına ve müşterilerine her anlamda örnek olmaları gerektiğini ve insanları kucaklayan alçakgönüllü bir yönetim anlayışı benimsemelerini tavsiye ediyor. Bunu da yeni nesil olarak bizler gerçekleştirebiliriz” diyor.

İşinizdeki manevi tatmin noktaları nelerdir?

Kalite ve güven üzerine kurulu bir hizmeti, eğitim seviyesi çok yüksek olmayan insanları yöneterek üretmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla işin içine insani değerler ve bir nebze öğretmenlik giriyor. İyi insan ilişkileri kurmak ve çalışanlarımıza saygı göstermek bizim için çok önemli. Özetle insanlara değer katmak, binlerce insanı tek bir hedefe yönlendirmek, aynı yola baş koymak işimizin tatmin noktaları.

Büyürken bir gün babamın mesleğini yapacağım diye hayal kurar mıydınız?

En tepede bulunan bir işkadını olayım diye hayallerim yoktu. Bu noktaya biraz kader sürükledi diyebilirim ama yapabileceğimi de biliyordum. Aslında yolum bu değildi.

Yolunuz neydi?

Ben sanatla ilgileniyordum. Konservatuara girip iyi bir opera sanatçısı olayım istiyordum. Bir dönem de savaş muhabiri olma hayalim vardı. O yüzden İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde medya ve iletişim sistemleri okudum. Babam, ne sanatçı ne de gazeteci olmama sıcak baktı ama sonunda ortak bir noktada buluştuk. Üniversiteden 2001 yılında mezun olduğum sırada ülkede büyük bir ekonomik kriz yaşanıyordu. Kurumsal ve çokuluslu firmalarda deneyim kazandıktan sonra babama destek olmaya karar vermiştim. Uzun bir iş arama sürecinden sonra olumsuz geri dönüşler alınca daha fazla zaman kaybetmek istemediğim için kendi firmamızda çalışmaya başladım ve bu işten çok keyif aldığımı gördüm.

İşe ilk hangi seviyeden başladınız?

İşe başlamadan önce bir ay teorik eğitim aldım. Eğitimin sonunda bana Hasanpaşa şubesi teslim edildi. Orada kargoları bizzat kaldırıp taşıdım, kuryeleri yönetip rotalarını çizdim. Çok yorucu ve uzun saatler süren bir iş olmasına rağmen çok keyifliydi. Şubede bulunan 10 kişilik ekiple her gün başka bir müşterinin kargosuyla başka bir olay yaşıyorduk. Hiçbir gün diğerinin tekrarı değildi. Arkasından bölgeye geçtim. Bölgede müşteri hizmetleri temsilcisi olarak çalıştım. Hem satışa çıkıyor hem telefonda şikayetleri karşılıyordum. Dolayısıyla müşterilerin en çok hangi konularda sıkıntı yaşadığını ve müşteri şikayetlerinin nasıl çözüleceğini orada öğrendim. Sonra da genel müdürlük departmanlarında birer ay staj yaptım. Böylece tüm birimlerin iç işleyişini öğrenmiş oldum. Nihayet 2003 yılında kurum kimliğimizin değişmesi konusunda babamı ikna ettim. O da düğmeye bastı ve aynı yıl kurumsal iletişim direktörlüğü departmanı kuruldu. Ben de onun başında markanın gelişme sürecini yönetmeye çalıştım. Sonra babamın hastalığı sırasında satış ve pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcılığı ve insan kaynaklarından sorumlu genel müdür yardımcılığı görevlerini üstlendim. Yönetim kurulu başkanı olmadan önce de en son genel müdürlük yapıyordum.

Çalışanlar size yabancı değillerdi, içlerinde yetiştiniz ama yine de bu kadar genç bir yöneticinin yönetim kurulu başkanı olmasını yadırgayanlar oldu mu?

Hiç negatif bir enerji almadım. Göreve geldikten sonra yaptığım ilk iş Türkiye’yi dolaşıp tüm şubelerimizi tanımak oldu. Anadolu insanının misafirperverliği sayesinde çok olumlu ve pozitif enerjiler aldım. Herkes bir hevesle işine sarıldı ve turdan çok mutlu döndüm. İnsanlar yaşım ya da kadın olmam konusunda hiç tereddüt etmediler. Bu da bana daha çok güven verdi.

Babanızın yönetim tarzını örnek alıyor musunuz?

İşiyle, özel hayatıyla, kişiliğiyle babam her anlamda örnek aldığım bir insandı. Ama ondan apayrı kendime özgü özelliklerim de var. Ben daha sakin ve sabırlıyım. Dolayısıyla insanlara daha fazla şans veriyor ve onları kazanabiliyorum. Babam daha tez canlıydı. Belki kadın olmamın nedeniyle insanlara daha empatik yaklaşabiliyorum.

Erkek egemen toplumda kadınlar kariyer hedeflerine erkeklere oranla daha güç ulaşıyorlar ama bu Aras Cargo için geçerli değil.

Kadınların, en az erkekler kadar başarılı olabildiklerini düşünüyorum. Bugüne kadar hep erkeklerin bulunduğu görevlerde bulundum ve onlardan bile daha çok çalıştım. Çünkü kadınlar bir şey yapmak istediklerinde, içlerinde kendilerini ispat etme hırsı da olduğu için mutlaka başarıyorlar. Kadınları anladığımı düşünüyor ve elimden geldiğince destekliyorum.

Küçük bir oğlunuz var. Hem yoğun iş temposu hem annelik nasıl gidiyor?

Oğlumla geçtiğimiz Ocak ayına kadar daha çok ilgilenebiliyordum ama bu geçiş sürecinde doğrusu onu biraz aksattım. Yine de elimden geldiğince yanında olmaya çalışıyorum. Hem iş, hem çocuk, hem eş, hem ev… Kadınların böyle bir zorlukları da var. Ama ilerlemek istiyorlarsa, kendilerini bu sıralamada kesinlikle en arkaya atmamalı.

Siz kendinizi nasıl destekliyorsunuz?

Yoga ve meditasyon yapıyorum. Kişisel gelişim ve liderlik eğitimleri alıyorum. Okuduğum kitaplarla kendimi desteklemeye çalışıyorum. Kişisel gelişimi işimin bir parçasıymış gibi planlayıp organize ediyorum.

Okuduğunuz iş kitapları ne tür tavsiyelerde bulunuyor?

Örneğin son okuduğum “Liderlikte Çıtayı Yükseltmek” yeni nesil liderleri anlatıyor. Tanık olduğumuz güncel lider örneklerini verip bundan sonraki süreçte olması gereken lider tipini çiziyor. Bugünün çalışanlarının ve müşterilerin beklediği lider özelliklerini sıralıyor. Kitabın ana teması, “Ben ne dersem o olur” tarzının tamamen bırakılarak daha alçakgönüllü bir yaklaşım tarzının benimsenmesi gerekliliği.

Otoriter bir lider olmak yerine daha anlayışlı bir yönetim yaklaşımı mı çalışanları motive ediyor?

Bence öyle. İnsanların kendilerini bir yere ait hissetmeleri çok önemli. Eğer insanlar işyerlerinde evlerinden daha fazla vakit geçiriyorlarsa çalıştıkları yere kendilerinden bir değer katmalılar diye düşünüyorum. Bu da ancak kendi yeteneklerini fark etmeleriyle mümkün. Çalışanların içindeki pırıltıyı ortaya çıkarmalarına yardımcı olmak da, hem insanların daha mutlu olmasını sağlıyor hem de işverende tatmin yaratıyor.

Kendi yönetici adaylarınızı nasıl seçiyorsunuz?

Bizim sektörümüzde yönetici olabilmek için adayların Boğaziçi ya da Harvard Business School gibi okulları bitirmelerine gerek duyulmuyor. Bizim yönetici adayı profilimizi daha çok Anadolu’da eğitim görmüş gençler oluşturuyor. Adayların özellikle kişisel deneyimlerine, referanslarına ve elbette ki çalışma arzularına önem veriyorum.

Mobil teknolojilerden faydalanıyor musunuz?

Kargo sektörü zamanla yarışıyor. Bu yüzden de kullandığımız en önemli araç zaten teknoloji. Elinizdeki teknoloji ne kadar iyiyse, ne kadar hızlı işliyorsa taşıdığınız emtiayı, kargoyu da aynı hızda ulaştırabiliyorsunuz. Dolayısıyla kargoyu teknolojinin yönlendirmesi gerekiyor. En son geçtiğimiz yıl, baştan sona bütün kargo yönetim sürecini içeren yeni bir yazılımı devreye soktuk. Ayrıca Turkcell’le iş ortağıyız. Aras Holding 10 bin kişiden oluşuyor ve her birimizin ayrı ayrı telefonu ve hatları var. Kısacası yönetilmesi çok zor bir sisteme sahibiz. Bu noktada Turkcell bizi tüm şubelerimizde destekliyor ve mobil telefonlarımızı dahili hat olarak kullanabilmemizi olanaklı hale getiriyor. Sonuçta mobil teknolojiler bizim hem iletişimimizi hızlandırıyor hem de müşteriye daha hızlı dönmemizi sağlıyor.

Yazar: Elif M. ÇETİN

Kaynak: http://Sabah

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir