Rehberiniz-Akşamcıların keyfine keyif katan adam !

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Akşamcıların keyfine keyif katan adam !” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Akşamcıların keyfine keyif katan adam !

Yüksel Yıldız, aslında profesyonel futbol oyuncusuymuş. Ancak 1989 yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç ettiğinde futbol oyunculuğu kadar iyi bildiği bir iş olan rakı ustalığında karar kılmış. Aynı yıl Tekel’in Tekirdağ Rakı Fabrikası’nda çalışmaya başlayan Yüksel Yıldız o günden bu yana sofraları süsleyen rakının beyazlığını, kıvamını, alkol derecesini sürekli inceleyen, rakıya yenilikler getiriyor. Bugüne kadar ürettiği rakıyı toplasak Marmara Denizi’ni doldururmuş.

Yüksel Usta’nın söylediğine göre rakı Bulgaristan’da her evde yapılan bir içki. Vergisini ödediğiniz sürece istenilen aromada rakı üretilebiliyor: “Çocukluğumdan bu yana bizim evlerde rakı yapılırdı ancak çok meşakkatli bir iştir, herkes yapamaz. Hemen hemen her meyveden rakı yapılır ama biz en çok kayısı, üzüm ve erikten yapardık.”

Aromalı rakının Türkiye’de yasalara göre rakı tanımında olmadığı için üretilmediğini söylüyor Yüksel Usta. Örnek olarakta Sakız rakısını veriyor: “Sakız rakısı benim en sevdiğim rakıdır. Ancak Tekirdağ’ın sakız rakısını artık üretemiyoruz, piyasada satılanların dışında başka bir yerde bulmak mümkün değil. Sakız aromalı olduğundan rakının tanımına uymadığı için rakı diye satılamadığı gerçeği var.”

Sakız rakısını şimdiye kadar beğenerek içenlere Yüksel Usta’nın ufak bir önerisi var: “Tekirdağ rakısının içine hakiki damla sakızı atıp, ağzını kapatarak 3 ay bekletirseniz tam kıvamı olmasada en yakın tadı bulabilirsiniz.”

Yüksel Usta, rakının doğru içilmesiyle ilgili büyük bir kargaşa yaşandığını söylüyor. Artık tek bir doğrunun olmadığını ve her yöreye göre farklılık gösterdiğini belirtiyor: “Bulgaristan dahil olmak üzere Avrupa ülkelerinde rakı yemekten önce iştah açıcı olarak içilir. Tabii bizim içtiğimiz rakıda anason yoktur. Ancak burada yemek sırasında içilen bir içki, üstelik de suyla içiliyor. Tabii bu damak zevkiyle ilgili bir durum ama ideal rakı içimi, soğutulmuş sek olanıdır.”

20 yıldır Türkiye’nin en çok sevilen rakılarını yapan Yüksel Usta her akşam demlenir mi merak ediyoruz: “Hayatım boyunca hiç sigara içmedim, ancak rakı için aynı şeyi söyleyemem. Ama alkolik değilimdir. Herkes çok içtiğimi sanıyor ama öyle değil. Akşamları bir ihtimal sakız rakısı içiyorum. Ama son zamanlarda o bile kalmadı. Zaten yıllardır rakının içindeyim, koklasam yetecek, o haldeyim.”

Futbol takımı da, rakı da küme atladı

Futbol oyunculuğundan rakı ustalığına transfer olan Yüksel Yıldız, Tekel’de çalışmaya başlar başlamaz amatör kümede olan Tekel Spor’da da oynamaya başlıyor. Yıldız burada bir noktayı vurgulamadan edemiyor: “Ben oynamaya başladıktan sonra takım amatör kümeden lige çıktı. Daha da önemlisi rakıların rengi de beyazlaştı, güzelleşti.”

Yüksel Usta rakının beyazlaşma hikayesini de şöyle anlatıyor: “Ben geldiğimde Tekel’de 650 kişi çalışıyordu, çok kalabalıktı. Şimdi ortalama 150 kişi var. Rakılarda da sorun vardı, hiç beyazlamıyordu. Buradaki ustalarımla yaptığım çalışmalardan sonra rakının rengi beyazlaştı. O yıllarda Tekel rakıları aynı fabrikadan değil, birbirinden bağımsız birçok fabrikalardan Türkiye’ye dağıtılıyordu. Her fabrikanın numarası şişenin altında yazardı. Bizim fabrikanın numarası da 03’tü. Türkiye’de herkes 03 numaralı rakının peşine düşmüştü. Tekel’in merkezi o kadar sıkılmıştı ki bu durumdan kendi markanızla rakı üretin diye emir verdi ve Tekirdağ Rakısı’nı yapmaya başladık.

Yüksel Usta alkolün bu kadar kötülenmesinden rahatsız olduğunu anlatıyor: “Anadolu topraklarında üretilen rakının en azından 300 yıllık bir geçmişi var. Anason bile kullanmaktan kaçınan insanlar görüyorum, rakı ile anasonu öyle bir bağdaştırmış ki, tek başına anason kullanırsa günaha gireceğini anıyor. Ama anason ısıtıcı, nefes almayı kolaylaştırıcı, ağrı dindirici ve iyileştirici etkileri olan bir bitki.”

Yüksel Usta ürettiği rakıların herbirinin 4 yıl garantili olduğunu söylüyor. Şişelenen serinin her birinden örnekleri kilitli dolabında sakladığını ve şikayet olursa karşılaştırmak için çıkardığını belirtiyor: “Ürettiğim rakı ne baş ağrıtır, ne de mide bozar. Onları her türlü testten geçirdim. Üç ay en çok güneş gören çatıya rakıyı koyup beklettim. Bozuldu ama…” (gülüyor)

Meşe fıçılarda 3-4 ay dinleniyor

Tekirdağ Rakısı’nın öyküsü, yapımında kullanılan yüzde yüz yaş üzümle anasonun fabrikaya gelmesiyle başlıyor. Yaş üzümler kesme makinelerinde parçalandıktan sonra su ile tanklara alınıp şıra hazırlanıyor. Tanklara alınan şıra, saf maya ile alkolik fermantasyona dönüşüyor. Daha sonra damıtılan üzüm aromasını taşıyan suma elde ediliyor. Bir dizi işlemden geçirilen suma karışımı bakır imbiklere alınarak anoson ekleniyor. Mey’in rakı eksperleri baş ve son ürünü en doğru seviyede keserek lezzetli orta ürünü, ikinci bir damıtma işleminin ardından 20 gün ile 3-4 ay arasında dinlenmek üzere meşe fıçılara yerleştiriyor. Şişelenmeden önce son kez filtreden geçirilen Tekirdağ Rakısı daha sonra, rakı sofralarındaki yerini almak için yola çıkıyor.

Kadınlar aromalı içkileri sever

Türkiye’de aromalı rakıların olması gerektiğini düşünen Yüksel Usta, yakında bunun gerçekleşmesini umuyor: “Rakı artık tek çeşit üretilmiyor, alkol seviyesi düşük olanları, yumuşak içimlileri var. Artık rakıya en uyumlu olan Boğazkere ya da Öküzgözü üzümünden de rakı yapılabilecek. Kadınların bu rakıları daha çok seveceği kesin. Çünkü aromalı içkileri tercih ediyorlar.”

Yazar: Zeynep Bakır

Kaynak: http://VATAN

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>