21. Yüzyıl Yeniden Öğrenebilenlerin Olacak

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

 

Futurist Alven Toffler, 21. yüzyılı işte böyle tanımlıyordu: Eskiden öğrendiğini bugünün gerçeği gibi görmeye devam eden, bildiklerini bir kenara koyup beyninde yeni bilgilere yer açamayanlara 21. yüzyılda yer olmayacağını söylüyordu.

 

Haksız mı?

Sosyal Medya ve dijital iletişime burun kıvıran günümüz yönetimleri, nihayet Gezi parkı olayları sayesinde bu konuda bir iki şeyi öğrendi:

(1)           Sosyal Mecraların bir grup işi gücü olmayanların kendini oyalama aracı olmaktan ziyade, güçlü bir iletişim ve iş yapma aracı olduğunu.

(2)           Yeni gelişmeleri uzaktan izlemenin, bu devirde işlemediğini; sürecin aktif bir parçası olmanın önemli olduğunu.

(3)           Katılımcı Liderliğin yeni liderlik tarzı olduğunu ve sosyal mecraların da bu tür liderliği körükleyen itici güç olduğunu.

ogrenme_gucluguİngiltere’nin İstanbul Başkonsolosu Leigh Turner, Ingiltere ve Türkiye arasındaki hem ticari ilişkileri hem de eğitim alanındaki işbirliğini güçlendirebilmek için başlattıkları GREAT kampanyasını daha başarılı kılmak için sosyal medyanın etkili ve etkin isimlerini bir araya getirdi.

Öncelikle Turner, etkileyici bir kişilik. Sosyal mecralarda aktifseniz, onu Twitter’dan takip etmenizi öneririm. (Gezi parkı direnişiyle ilgili olarak bir Başkonsolosun aktif tweet ettiğini biliyor muydunuz? Üstelik tweetlerini kendi atıyor, PR ekibi değil! Kesin bilgidir! Bilhassa sordum Twitter’dan kendisine sorduğunuz sorulara da bizzat cevap veriyor. Ingilizce yazarsanız tabii!)

Turner’ın sosyal mecraların sadece izleyicisi değil aynı zamanda aktif kullanıcısı olması, onu kampanyalarının adı gibi GREAT yapıyor diyebilirim. Blogunu henüz takipe almadıysanız,buyrunuz. (Evet, blog yazıyor! Kendi yazıyor; PR ekibi onun adına kaleme almıyor!) Turner, değişim sürecinin bir parçası. İş dünyasının daha fazla Turner’lara ihtiyacı var diyebilirim.

Turner, kendi kelimeleriyle, sosyal medya için bugünkü toplantımızda şu sözleri söyledi: “Twitter sayesinde yeni insanları tanımaya, onlarla görüşmeye ve yepyeni fikirlere sahip olmaya başladım.” Bu ifade önemlidir. Sosyal medyanın insanları asosyal yaptığını iddia eden, sosyal mecraları kullanmadan atıp tutanlarla, sosyal mecraları kullananların yakaladıkları faydayı ve dolayısıyla aradaki görüş farklılığını net gösterdiği için önemlidir.

Bilinmeyeni denemek kolay değildir. Ne var ki bu yüzyılda dijital teknolojilerden uzak durmak kabul edilebilir de değildir. Öğrenmeyi bırakmak, insanın yavaş yavaş beyin ölümünü gerçekleştirmesi gibi birşey. Önümüze öğrenmek, geliştirmek ve yaratmak için GREAT bir imkan çıkmış gibi gözüküyor.

İngiltere’nin başlatmış olduğu bu çalışma, Ingiliz ve Türk insanını yaklaştırmayı hedefliyor. Bir kurumda çalışıyorsanız, bir iş kurmayı planlıyorsanız, yatırım nereye yapsam diye düşünüyorsanız, halihazırdaki işinizi büyütmeyi planlıyor ya da uluslararası alanlara açılmayı planlıyorsanız, Ingiltere’yi listenizin başına alın derim. Onlar büyük ve önemli bir adımı atmış durumdalar. Sunulan fırsatları değerlendirmesi de bize kalıyor.

Geleceği şekillendirmek için bir çok şeye ihtiyaç var. Sunulan fırsatları değerlendirmek bunlardan biri…

Yazar: Fatmanur Erdoğan
Kaynak: http://www.kariyeryolculugu.com

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>